1 Temmuz 2012’ de yürürlüğe giren yeni Türk Ticaret Kanunu (TTK) madde 519’ a göre şirketler ayırmaları gereken yasal yedek akçeyi ayırdıktan sonra pay sahiplerine %5 oranında kar payı öder. Ardından kardan pay alacak kişilere dağıtılacak toplam tutarın %10’u genel yasal yedek akçeye eklenir. TTK’ nın bu maddesinden şöyle bir sonuç çıkmaktadır: Şirketin kar elde etmesi halinde paydaşlarına dağıtması gereken asgari bir kar payı vardır. Başka bir anlatımla, şirket kar dağıtmamaya karar verse bile paydaşlarına dağıtması gereken asgari bir kar payı söz konusudur. Eski TTK bu konuda “ kar payı ödendikten sonra “ yerine “ kar payı ayrıldıktan sonra “ demekteydi. Yani kar payı ayrılmasını yeterli bulmaktaydı. Yeni TTK’ da ise kar payı ödendikten sonra dendiğine göre, kar payının ayrılması yeterli görülmemiş, kar payının şirket paydaşlarına ödenmesi öngörülmüştür.

Her ne kadar vergi kanunlarında şirketlerin kar dağıtımı yapma zorunluluğunu içeren bir hüküm bulunmamakta ise de, yeni TTK’ nın bu hükmü karşısında şirketlerin bu konuda nasıl hareket etmeleri gerektiği halen tam anlamıyla açık değildir. Birçok şirket yöneticisi, şirket danışmanı ve ilgili diğer kişiler bu konuda kesin bir sonuca varamamaktadır. Önümüzdeki süreçte şirketler yapılmamış genel kurul toplantılarını yaparken, kar dağıtımı konusunda nasıl karar almaları gerekeceği birçok şirket yöneticisini ve hissedarı düşündürmektedir. Zira şirket genel kurulunda kar dağıtımı ile ilgili maddenin bu zorunluluk nazara alınarak oluşturulması gerekecektir. Yıl sonunda kar elde etmiş şirketlerin kar dağıtımı yapmamaya karar vermeleri halinde dahi dağıtmak zorunda oldukları asgari bir kar oranı var ise bunun yapılmaması halinde bir yaptırımla karşı karşıya kalınıp kalınmayacağı sorusu hemen bu  noktada gündeme gelmektedir. Şirketlerin genel kurullarında kar dağıtmamaya karar vermelerine rağmen TTK’ nın anılan hükmündeki asgari kar dağıtımını yapmamaları halinde şirketlerin ve şirket pay sahiplerinin vergi denetmenlerinin stopaj ödemesi başta olmak üzere bir takım soru ve talepler ile muhatap olabilmeleri mümkündür. Bu bakımdan şirketlerin yıllık genel kurul toplantılarında kar dağıtımı konusunda karar alırken bu konuyu dikkatli bir şekilde ele almaları ve özellikle kar dağıtımı yapmamaya karar vermeleri halinde TTK’ daki bu hüküm karşısında nasıl hareket edecekleri ve ileride şirketin ve paydaşların muhatap olabilecekleri vergisel sonuçları düşünüp karar almaları uygun olacaktır.           

 

Av. Niso Hakim

Yorum Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir